Kötü Niyet Sınıf Duvarını Yıktı: Yargıtay’dan “Bütüncül Ret” Dönemi

Karar Analizi: 11. HD., K:2025/1879

Yönetici Özeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, marka hukukunun temel taşlarından olan “sınıf ayrımı” (tahsis) ilkesinin sınırlarını, “kötü niyet” kavramı üzerinden netleştiren emsal niteliğinde bir kararı onadı. Mahkeme, bir marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının tespit edilmesi halinde, başvuru sahibi ile itiraz eden tarafın faaliyet gösterdiği sektörlerin veya mal/hizmet sınıflarının benzer olup olmadığına bakılmaksızın, başvurunun bütünüyle reddedilmesi gerektiği içtihadını pekiştirdi. Bu karar, kötü niyetin sadece belirli sınıflardaki çatışmayı değil, tescilin tamamını sakatlayan zehirli bir unsur olduğunu teyit ediyor.

1. Olayın Arka Planı

Uyuşmazlık: Sektöründe yüksek bilinirliğe sahip ve “…” ibareli (kararda “elektrikli ev aletleri” sektöründe bilindiği ima edilen güçlü bir marka) seri markaların sahibi olan davacı, bir şahsın yaptığı “…” + “+” ibareli marka başvurusuna itiraz etti. Davalının başvurusu, davacının ana faaliyet alanından farklı olan 07. sınıf (iş makineleri vb.) ve 35. sınıf (ilgili mağazacılık hizmetleri) içindi.

İlk Derece Mahkemesinin Görüşü (Geleneksel Yaklaşım): Mahkeme, “sınıf ayrımı ilkesine” sıkı sıkıya bağlı kaldı. Markalar arasında görsel benzerlik bulsa da, davacının markasının iş makineleri sektöründe tanındığına dair delil olmadığını belirtti. Kötü niyet iddiasını da ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetti. Sonuç olarak, sadece benzer bulunan bazı alt mal/hizmet grupları için kısmi bir iptal kararı verdi.

Sorun: Çok güçlü ve özgün bir markanın aynısının, sonuna jenerik bir “+” eklenerek tamamen farklı bir sektörde tescil ettirilmek istenmesi, “sınıf farkı” korumasına sığınılarak meşrulaştırılabilir mi?

2. Yargıtay’ın Kararı (Değişim ve Netleşme)

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) İlk Derece Mahkemesi kararını kaldıran ve “kötü niyet” odaklı yaklaşımını benimseyen kararını oybirliğiyle onadı.

Kötü Niyetin Tespiti (Hayatın Olağan Akışı Testi): Kararda, davacının markasının (“…”) yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğu ve kendi sektöründe belirli bir bilinirlik taşıdığı vurgulandı. Davalı gerçek kişinin, bu özgün ibareyi tesadüfen seçip, sonuna ürünün geliştirilmiş versiyonu algısı yaratan “+” işaretini ekleyerek başvuru konusu yapmasının “hayatın olağan akışına uygun düşmediği” belirtildi. Davalının bu seçimi yaparken davacının markasından habersiz olması inandırıcı bulunmadı.

Kritik İlke: Kötü Niyet Bulaşıcıdır (Bütüncül Ret): Kararın en stratejik yanı, BAM’ın şu gerekçesinin onanmasıdır: “Esasen kötüniyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden… kötüniyet tescilin tamamını kapsadığı, bu nedenle davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden geçerli olacağı kanaatine varıldığı…”

Sonuç: Yargıtay, kötü niyetin varlığı halinde “benzer olmayan sınıflar” savunmasının geçersiz olduğunu teyit etti. Kötü niyet tespiti, başvuruyu kökten sakatladı ve başvuru tüm sınıflar için (07 ve 35. sınıfların tamamı) hükümsüz kılındı.

3. İlgililer İçin Stratejik Sonuçlar

Bu karar,  “Kötü Niyet Sınıf Tanımaz” görüşünün yargısal teyididir.

Güçlü Marka Sahipleri İçin: Markanız tamamen alakasız bir sektörde taklit edildiğinde, davanızı sadece “tanınmışlık” (SMK 6/4 veya 6/5) üzerine kurmak zorunda değilsiniz. Özellikle markanız özgün (“uydurulmuş”/fancy) bir ibare ise, SMK 6/9 (Kötü Niyet) maddesi, sınıf duvarlarını aşan en güçlü silahınızdır. “Hayatın olağan akışına aykırılık” argümanını aktif kullanın.

Başvuru Sahipleri İçin: Başka bir sektörde olsa dahi, piyasada bilinen veya başkası tarafından yaratılmış özgün ibareleri marka olarak seçmekten kaçının. “Benim sektörüm farklı, tüketici karıştırmaz” savunması, mahkeme başvurunuzda kötü niyet (haksız yararlanma, tescil engeli çıkarma amacı vb.) sezerse sizi korumayacaktır. Kötü niyet tespiti, başvurunuzun kısmen değil, tamamen reddine yol açar.

Kararın tam metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E:2024/3844
K: 2025/1879

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/110Esas, 2024/334 Karar
KARAR : Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/92E., 2021/379K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006/18942 sayılı “…” ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “… +” ibaresinin tescil başvurusuna müvekkilinin itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı’nca kısmen reddedildiğini, bu kısmen ret kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1958 yılından bu yana Türkiye dahil olmak üzere dünya çapında 80’den fazla ülkede inşaat makinaları alanında faaliyet gösterdiğini, sektörde bilinen ve aranan bir marka olduğunu, satışa sunduğu ürünler üzerinde dünya çapında tescilli “…” esas unsurlu markalarını kullandığını, anılan ibareye tüm dünyada ticaret unvanı ve internet sitelerini kullanarak belirli bir bilinirlik sağladığını, “+” ibaresinin markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, markaların seri marka olarak algılanacağını, markaların esaslı unsurlarının aynı olduğunu, müvekkilinin markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/4 hükmü kapsamında tanındığını, bu kapsamda da başvurunun tescilini engelleyeceğini, başvurunun tescili halinde müvekkiline ait markanın tanınmışlığından faydalanacağını, davalı gerçek kişinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2021-M-151 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/37272 başvuru numaralı “… +” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu, yayından sonra davacının itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı’nca kısmen kabul edilerek tescil kapsamından bir kısım hizmetlerin de çıkartıldığını, kalan mal/ hizmetlerin aynı/ aynı tür olmadığını, davaya konu markada davacının tanındığı sektörde ilişkilendirilebilecek bir mal ya da hizmet bulunmadığını, SMK’nın 6/5 hükmünde sayılan şartların gerçekleşeceğinin ve davalı gerçek kişinin kötüniyetinin ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusunda bulunan, 07. sınıf: “İş makineleri: dozerler, kepçeler, ekskavatörler, yol yapım ve kaplama makinaları, sondaj makinaları, kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar.” 35. sınıf: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İş makineleri: dozerler, kepçeler, ekskavatörler, yol yapım ve kaplama makinaları, sondaj makinaları, kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal/ hizmetleri bakımından taraf markalarının aynı/ aynı tür /benzer/ ilişkili olma şartını sağladığı, başvurunun standart karekterle yazılmış “… +”, itiraza dayanak markanın ise standart karekterle yazılı “…” ibarelerinden oluştuğu, “+” işaretinin hemen hemen tüm sektörlerde “bir ürünün geliştirilmiş versiyonu” gibi anlamlara gelecek şekilde kullanıldığı, her iki markanın esaslı unsurunun “…” ibaresi olması karşısında markaların görsel olarak benzer bulunduğu, davaya konu marka başvurusunda bulunan ve belirlenen mal/ hizmetler bakımından SMK’nın 6/1 hükmü bağlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının çekişme konusu emtia bakımından tanındığına dair herhangi bir delil bulunmaması karşısında somut uyuşmazlığa SMK’nın 6/4 hükmünün uygulananamayacağı, aynı Kanun’un 6/5 hükmü uygulama şartlarının da oluşmadığı, davalı gerçek kişinin kötüniyetine ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK’nın 2021-M-151 sayılı kararının aynı/ aynı tür /benzer/ ilişkili kabul edilen mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, 2019/37272 sayılı markanın anılan mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı Kurum vekilince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu ibarenin “…+” olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da aynı ibareden oluştuğu, tarafların markalarının yüksek düzeyde benzer olduğu ve iltibas ihtimali taşıdığı, SMK’nın 6/1 hükmü bağlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının çekişme konusu emtia bakımından tanındığını ispatlayamadığı, SMK’nın 6/4 hükmünün uygulananamayacağı, benzer/ilişkili olduğu tespiti yapılan mal ve hizmetler harici çekişme konusu mal ve hizmetler açısından tanınmışlıktan bahsedilemeyeceği, SMK’nın 6/5 hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığı, SMK’nın 6/9 hükmü uyarınca kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedileceği, tarafların markalarının çok yüksek düzeyde benzerlik içerdikleri, “…” ibaresinin yüksek derecede ayırt ediciliğinin bulunduğu, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, markanın geniş çerçevede, elektrikli ev aletleri bakımından, sektöründe belirli bir bilinirlik taşıdığı, bu ibarenin, davalı gerçek kişi tarafından tesadüfen seçilip başvuru konusu yapılmasının ise hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalı gerçek kişinin davacının iş bu markasından haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, hangi saik ile seçerek başvuru konusu ettiği konusunda ikna edici bir açıklama yapmadığı, başvuru sırasında markanın davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığı, esasen kötüniyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden, kötüniyetli başvuru iddiası ile açılan davada, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaatine varıldığında, kötüniyet tescilin tamamını kapsadığı, bu nedenle davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden geçerli olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı … vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile TÜRKPATENT’in 2021-M-151 sayılı YİDK kararının iptaline, tescil edildiği anlaşılan “…+” ibareli ve 2019/37272 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun’un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun’un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir